Chveneburi.Net, 'Türkiyeli Gürcülerin İlk Web Sitesi'
Gürcü (Çveneburi) Kültür Evi - ქართული კულტურის სახლი
"Gürcü (Çveneburi) Kültür Evi - ქართული კულტურის სახლი
 Ana Sayfa »  Görüş-Düşünce  »  Yorumlar
  

 

Gürcü Kültür Evi - ქართული კულტურის სახლი

 


AİSİ TERCÜME - AISI TRANSLATE


AİSİ TERCÜME - AISI TRANSLATE
- Hukuki Tercüme Servisi
- Tıbbi Tercüme Servisi
- Akademik Tercüme Servisi
- Teknik Tercüme Servisi
- Web Sitesi Tercümesi
- Noter Yeminli Tercüme
- Ardıl Tercüme Servisi
- Simultane Tercüme Servisi
- Konsolosluk Tercümesi
- İthalat - İhracat Yazışmaları
- Edebi - Sanatsal Tercüme
- Kitap - Katalog Çeviri
- Film, VCD ve DVD Tercümeleri
- AB Hibe Programı Tercüme

info@aisitercume.com
0212 212 98 14 - 0530 281 65 08
http://www.aisitercume.com


     
 < Önceki  Yayım 20 ın/in/un/ün 60  Sonraki > 
Zetiyani Katami için Hatuna Hanım’a Telefon
Yazar admin2 : 4/3/2005

Zetiyani Katami için Hatuna Hanım’a Telefon

Necat Aşkın
BİZİM GAZETE 

Üç ayda bir yayınlanan kültürel dergi “Çveneburi” Ekim 2004-Mart 2005 dönemi 54-55 sayılarını birlikte çıkardı. Derginin sahibi Osman Nuri Mercan “Çveneburi”nin üç anlamının “Bizden biri, bizim insan, bizim dil” olduğu bilgisini verdi. Bu sayı Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı Süleyman Çelebi’yle yapılan bir söyleşiyle başlıyor. Sayın Çelebi, Ordu’nun Perşembe ilçesinde Batumi’nin Kobuleti (Çüruksu) yöresinden gelmiş muhacirlerin kurduğu bir Gürcü köyü olan Çaka’da doğmuş. 1966’dan beri İstanbul’da. Gürcüce konuşma ve okuma-yazmayı yeniden öğrenmeye çalışıyor.

“Çveneburi” yayın kurulundan Mustafa Yakut, Çelebi’ye okuma-yazmayı öğrenmesi ve dili geliştirmesi için bir alfabe “Deda Ena” hediye ediyor. Bu arada dergide ülke adının “Gürcüstan” olarak yazıldığını da kaydedelim. Batumi de 1564-1878, 1917-1918 yılları arası Batum adıyla bir Osmanlı şehriydi. Kanunî Süleyman zamanında Türklerin eline geçmiş, 1878 Berlin Antlaşması ile serbest liman konumunda Rusya’ya bırakılmıştı. Ruslar 1886’da antlaşmayı bozarak askerî deniz üssü olarak kullanmaya başlamışlar, Birinci Dünya Savaşı’nda Çarlık Rusyası çöktükten sonra 1917’de Osmanlı devletine geri verilen Batum bağımsız bir sancak merkezi olmuştu.

Osmanlı devleti savaştan yenik çıkınca 1918’de Mondros mütarekesi uyarınca kenti İngilizlere bırakmak zorunda kalıyor. İngiliz birlikleri oradan çekilince de Batum 1920 Temmuz’unda Gürcistan topraklarına katılıyor. Durumu protesto eden TBMM hükümeti kuvvetleri 1921’de kenti ele geçiriyor. 16 Temmuz 1921’ de de SSCB ile imzalanan Moskova antlaşması gereğince, kurulması öngörülen Gürcistan SSCB’ye bağlı Acaristan Özerk Cumhuriyeti’ne bırakılıyor.

1962’de Devlet Planlama Teşkilatı müsteşarı olan Osman Nuri Torun, “bol dumanlı, hususi kokulu, filtresiz gazeteniz “Yeni Harman’ın 1 Ocak 2005 nüshasında Kutlu Esendemir’e şunları söylüyor: “O zaman ‘Elviye-i Selase’ adı. Ne demek? Üç vilayetler. Bu üç vilayet Kars, Ardahan ve Batum, Rusya’yla aramızdaki ihtilaf konusu. Rusya’yla bu anlaşmayı yapınca üç vilayetten ikisi bizde, birisi Rusya’da. Yani Kars ve Ardahan bizde, Batum Rusya’da. Çünkü Batum aynı zamanda Azerbaycan petrollerinin ihraç merkezi. Batum limanı, Türkiye’ye de petrolün geldiği büyük limanlardan birisi. O zamanki bizim kullandığımız petrol gazyağı. Kullandığımız benzin devede kulak. Kullandığımız tek şey aydınlanmak için gazyağı.”

Sayın Torun devam ediyor: “Ve o da Batum üzerinden Azerbaycan’dan geliyor. Ayrıca Batı’ya ihracatı da Batum üzerinden. O yüzden biz Batum’u almak için çok gayret ediyoruz. Sonunda Kars ve Ardahan’a razı oluyoruz. Çünkü Rus işgali altında kalmış uzun süre. Batum’dan vazgeçiyoruz. Rusya da Gürcistan’a veriyor. Gürcistan’ın tek denize çıkış noktası orasıdır. Eğer orası Gürcistan’a verilmeseydi Gürcistan da aynı Ermenistan gibi dört tarafı çevrilmiş dünyaya açılmayan bir yer olacaktı.”

Çveneburi’nin bu sayısındaki haber bölümünde “Acaristan Özerk Cumhuriyeti Başkanı Levan Varşalomidze’nin Batumi’den deniz yoluyla Hopa’ya gelerek bir süre önce imzalanan vizesiz geçiş protokolünü fiilen yaşama geçirdiğini” okuyoruz. Beraberinde hükümet üyeleri ve işadamları da bulunuyormuş.

Süleyman Çelebi Çveneburi’ye “bu kültürün kendimizle sınırlı kalmaması, genlerimizin bu süreci devam ettirmesi, Gürcü dilinin, kültürünün gelecek kuşaklara da aktarılması gereklidir. Gürcü kimliğimizi asla reddetmeden, Türkiye’de yaşayan bir Türk vatandaşı olarak sorumluluklarımızı yerine getireceğiz” diyor. Söyleşiyi yapanlardan Osman Nuri Mercan Gürcü yemekleri yapan Tama’da Restaurant’ı çalıştıran Ordulu arkadaş kısa vadeli düşündüğünden ve kalite bozulduğundan oranın kapandığını duyuruyor. Mustafa Yakut’tan da Beyoğlu’nda Gürcü yemekleri yapan “Cafebar” Fermantasyon’un da yakında yakında kapanacağını öğreniyoruz. S. Çelebi’nin “Haçapuri, zetiyani katami ve diğer Gürcü yemeklerini yapıyor mu?” sorusunu da M. Yakut yanıtlıyor: “Evet, sipariş üzerine yapıyor. Hatuna Hanım’a telefon ederek öğrenebilirsiniz.”

Dergide “Gürcistan”ı ziyaret eden yazarların anılarına da yer verilmiş. “Bizim Gazete” yazarı Gürcü (Megrel-Laz) kökenli Hayati Asılyazıcı ilk seyahati 1967’de yapmış. Moskova’dan sonra gittiği Tbilisi’de (Tiflis) tiyatro, opera ve baleyi incelemiş.

Konya Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden 2000 yılında mezun olan Kemal Tsetshladze halen Acara müftüsü Bekir Bolkvadze’nin yardımcısı. Hulo, merkez camii imamlığının yanısıra Hulo müftülüğü de yapıyor. Tsetshladze, “üç Müslüman köyün Gürcüstan başbakanının katılımı ile Hıristiyanlığa geçtiği” haberi için “aslı var, ama abartılı” diyor. Tsetshlidze sorunu eski rejime dinî eğitimin yasak olduğu, verilmediği döneme bağlıyor: “Müslümanlığımdan hiçbir zaman çekinmedim. Müslüman olmayan kardeşlerimizin bize ayrımcılığı, bir baskısı kesinlikle yoktur. ‘Siz eskiden Hıristiyandınız şimdi ise eski dininize dönün’ diyenler sadece fikir düzeyinde kalmaktadır. Dinliyorum, sonra ben de fikrimi söylüyorum.”

Hulo müftüsü, “Acara’da Abaşidze’ye karşı halk ayaklanmasının ilk çıktığı yerlerden birisi olan Şota Rustaveli Devlet Üniversitesi’nde bizler camide giydiğimiz cübbelerimizle Sakaaşvili’ye destek verdik” diyor. Tsetscladze, “Gürcüstan devlet başkanı Miheil Saakaşvili iktidara geldikten kısa süre sonra bayrağı değiştirdi. Yeni bayraktaki dinî simgeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna şu yanıtı veriyor: “Ülkemin parlamentosundan çıkan bayrağa saygı duymamam mümkün değildir. Bayrak bir ülkenin, milletin simgesidir. Dinimiz de bayrağa saygıyı emreder. Kişisel yorumum ise ben bayrakta dinsel simgelerin yer almasını arzu etmem. “Müftü, Gürcü düşünürü şair İlia Çavçavadze’nin “Gürcü Ulusu, sen sen ol üç şeyi kaybetme, sahip çık, ana diline, inancına, toprağına ve vatanına” sözünü hatırlatıyor.

(14/03/2005)

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
GÜRCÜ (ÇVENEBURİ) KÜLTÜR EVİ - ქართული კულტურის სახლი
E-Posta: chveneburi@chveneburi.net - gurcukulturevi@gmail.com
Telefon: 0533 293 96 98 - 0212 212 98 14

Adres: Selahattin Pınar Cd. Mevlüt Çavuş Sk. No:4/5 Mecidiyeköy - İstanbul
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
 
AISI Tour, Online Uçak Bileti
Radio Chveneburi.NET
Radio Chveneburi.Net

Video Chveneburi.Net

Chveneburi.Net Ziyaretçi Defteri

KonaPedia.Net
KonaPedia

24 Haber

Matematik Atolyesi



"WEB SİTE LİNKLERİ & SİTE REKLAMLARI" İÇİN TIKLAYIN... - საიტის ბმულებისა და რეკლამებისათვის დააწკაპუნეთ...

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
 
Google Groups GÜRCÜ GRUBUNA KAYIT OL
E-posta:

Arşive Gözat

"GÜRCÜ" Google Grubuna Nasıl Üye Olunur? Ayrıntı için tıklayınız...
 
 


Chveneburi.Net Forum - Radio Chveneburi.Net - İmerhev - Maçaheli (Macahel)

  
  { Site Haritası }
© Chveneburi.Net